Lokal Anestezik İlaç Alerjisi Nedir ?

YETİŞKİN HASTALARDA LOKAL ANESTEZİK İLAÇ ALERJİSİ NEDİR?
Günümüzde hastalıkların tedavisi için ilaçlar geliştirilirken bu ilaçlara karşı vücudumuz tarafından alerjik reaksiyonlar oluşmaktadır. İlaç alerjileri aslında çok yaygın alerjik hastalıklardan değildir. Her geçen gün yeni ilaçlarla birlikte daha sık görülmeye başlamıştır. İlaç alerjileri ölümle sonuçlanabilecek olan alerjik şoka yol açabildiği için tanısının mutlaka konulması gereklidir.
İlaç alerjileri tedavi amacıyla almış olduğumuz ilaçlara karşı bağışıklık sistemimizin yabancı madde olarak algılaması ve sonrasında bu maddelere karşı aşırı reaksiyon göstermesinde kaynaklanır. Aynı İlaç daha önce birçok kez kullanılmasına rağmen son kullandığında ürtikerden ( kurdeşen) anafilaktik şoka ( alerjik şok ) kadar ciddi birçok reaksiyona yol açabilir.
19. yüzyılın sonlarından beri analjezik etkilerinden dolayı lokal anestezi (LA) ilaçları dünya üzerinde yaygın olarak kullanılmaya başlanmıştır. Özellikle diş hekimleri tarafından çok sık kullanılmakla birlikte birçok küçük cerrahi işlem sırasında kullanılır. ABD sadece diş hekimleri yılda yaklaşık 200 milyon lokal anestezik ilaç kartuşu kullanmaktadır. Ayrıca lokla anestezik içeren kremler ve pomadlar da çok sık kullanılmaktadır.
Lokal anesteziklere karşı gerçek alerjik reaksiyonlar çok nadirdir ve tüm reaksiyonların % 1’inden azını oluşturmaktadır. Lokal anestezik ilaç solüsyonlarının enjeksiyonundan sonra sistemik yan etkiler gelişebilir. Bu reaksiyonlar, geçici vazovagal bayılma ataklarından hayatı tehdit eden anafilaksiye kadar değişebilir. Lokal ilaç alerjilerinde oluşan reaksiyonlardan çoğunu lokal anesteziklerin koruyucu maddeleri neden olur.
Lokal anestezik ilaçlarla oluşan tüm sistemik yan etkilerin alerjik olduğunu düşünülse de lokal anestezik ilaçlarla alerjik olmayan reaksiyonlarda olabilir. Bunlar genellikle ilaçın aşırı toksik dozda verilmesine, hızlı dolaşıma karışmasına, damar içine yapılmasına, kardiyovasküler, merkezi sinir sistemi üzerindeki etkilerine veya aşırı korku gibi psikojenik nedenlere bağlı olarak ortaya çıkabilir.
YETİŞKİN HASTALARDA LOKAL ANESTEZİK İLAÇ ALERJİSİ BELİRTİLERİ NEDİR?
Lokal anestezik ilaçlara karşı gerçek alerjik reaksiyonlar çok nadirdir ve tüm reaksiyonların % 1’inden azını oluşturmaktadır. Lokal anestezik ilaç solüsyonlarının enjeksiyonundan sonra sistemik yan etkiler gelişebilir. Bu reaksiyonlar, geçici vazovagal bayılma ataklarından hayatı tehdit eden anafilaksiye kadar değişebilir.
Lokal anestezi (LA) ilaçlar en çok diş hekimliğinde kullanılan ilaçlardır olmasına rağmen birçok cerrahi işlemde kullanılabilir. Bunun dışında kozmetik ürünlerin içinde olabilir.
Lokal anestezik ilaçlarla oluşan reaksiyonlar alerjik veya alerjik olmayan nedenlerle oluşur. Lokal anestezik ilaçlara karşı iki tip alerjik reaksiyon görülür: IgE aracılı tip 1 erken tip alerjik reaksiyonlar ve T hücre aracılı tip 4 geç tip alerjik reaksiyonlar. Gerçekten bağışıklık sistemine bağlı reaksiyonlar tüm sistemik reaksiyonların yaklaşık % 1’inde görüldüğü tahmin edilmektedir
Lokal aneztezik ilaçlara kimyasal yapılarına göre, esterler ve amitler olmak üzere iki ana gruba ayrılırlar. Bu iki kimyasal yapıya karşı yani ester veya amid yapısındaki lokal anestezik ilaçlara karşı ayrı ayrı alerji gelişebilir. Bunun dışında hem topikal preparatlar hem de enjektabl ajanlar olarak kullanımı mevcut olduğundan, her iki gruba karşı farklı tip alerji görülebilir.
Lokal anestezik ilaçlarına karşı oluşan Tip I yani IgE üzerinden ilerleyen reaksiyonlar ürtiker, anjiyoödem ile başlayıp nefes darlığı ve hipotansiyonla devam edip alerjik şokla sonlanabilir. Lokal anestezik ilaçlarla oluşan tip 1 reaksiyonlar genellikle saniyeler ile dakikalar arasında gözlemlenir. ancak anafilaktik şok bazen 1-4 saat içinde ortaya çıkabilir.
Lokal anestezik ilaçlarına karşı oluşan Tip IV yani T hücre üzerinden ilerleyen gecikmiş tip alerjik reaksiyonlar daha çok topikal kremler ile gelişse de ampul formlarına karşıda kontakt dermatit veya egzama şikayetleri ortaya çıkabilir. Kontakt dermatit genellikle 24-72 saat içinde görülür ancak klinik belirtiler saatler içinde ortaya çıkabilir.
Lokal anesteziklere bağlı ortaya çıkan tip I ve tip IV alerjik reaksiyonlar çoğunlukla ester yapılı bileşiklerinden kaynaklanır. Esterler yapılı lokal anestezik ilaçlar güçlü alerjiye yola açmasından sorumlu olan paraamino-benzoik asite (PABA) metabolize olur. Ester grubundaki paraamino-benzoik asit hapten gibi davranarak alerjiye yol açan antikorlara bağlanarak reaksiyon oluşur.
Bunun dışında lokal anestezik ilaçların içinde yer alan koruyucu maddelerde hem tip 1 hem de 4 alerjik reaksiyonlara neden olabilir. En sık kullanılan koruyucular maddeler metil paraben ve propil parabendir ve kimyasal olarak PABA’ya benzer parçalanma ürünlerine sahiptir. Amid yapılı lokal anesteziklerde alerji daha nadir görülse de bu grup lokal anestezik ilaçlarla alerjiden ise antibakteriyel etkili koruyucu madde olan metil paraben sorumlu tutulmaktadır.
Alerjik reaksiyonlara yol açan diğer olası alerjenler epinefrin içeren lokal anestezik ilaçların içlerinde bulunan sodyum metabisülfit ve sodyum bisülfit gibi antioksidanlardır. Birçok gıdanın, ilaçların, şaraplar ve içeceklerin içinde koruyucu madde olarak sülfit kullanılır. Sülfite bağlı gıda alerjileri ile ilgili geçmişi olan hastalar sülfit içeren lokal anestezik ilaçlardan kaçınmalıdır.
Tip I ve Tip IV alerjik reaksiyonlar birbirinden bağımsızdır bu yüzden ikisi birlikte görülmek zorunda değildir. İlaçlar arasında benzer molekül yapılara sahip olanlar arasında benzer şikayetler yani çapraz reaksiyonlar görülebilir. Lokal anestezik ilaçlardan hem ester hem de amid grubunda kendi içlerinde yaygın olarak çapraz reaksiyon bulunur. Her iki grup arasında yani amid ile ester yapılı lokal anestezik ilaçlar arasında çapraz reaksiyon gözlenmez. Genel olarak esterler ve amidler arasındaki çapraz reaksiyon görülmemesinin nedeni farklı metabolitlere dönüşmesine bağlı olduğu kabul edilir.
Lokal anestezik ilaçlarla oluşan alerji olmayan reaksiyonlar genellikle ilacın aşırı toksik dozda verilmesine, hızlı dolaşıma karışmasına, damar içine yapılmasına, kardiyovasküler, merkezi sinir sistemi üzerindeki etkilerine veya aşırı korku gibi psikojenik nedenlere bağlı olarak ortaya çıkabilir.
Lokal anestezik ilaçlar yüksek dozda kullanıldığında veya yanlışlıkla damar içine verildiğinde toksik reaksiyonlara yol açabilir. Tüm enjeksiyonların % 2-30’unda kas içi uygulama sırasında enkejtöre kan geldiği görüşmüştür. Lokal anestezikleri uygulama sırasında dikkat edilmezse kazara damar içine enjeksiyon meydana gelebilir. Lokal anestezik ilaçlara yüksek dozlarda verilmesine bağlı gelişen toksik etkiler özellikle santral sinir sistemi ve kardiyovasküler sistemde gözlenir.
Lokal anestezik ilacın yüksek kan düzeyine ulaşmasına bağlı olarak Santral sinir sistemi ve kardiyovasküler sistemde önce stimülasyon sonra da depresyon fazları gelişir ve bunlara bağlı şikayetler ortaya çıkar. Kardiyovasküler toksisite için genellikle merkezi sinir sistemi toksisitesi oluşturan dozlardan daha yüksek ilaç dozu gereklidir.
Lokal anestezik ilaçların toksik etkilerine bağlı olarak:
Santral sinir siteminde: Dil ve dudakta hissizlik, Ağızda metalik tad hissi, Kulak çınlaması, Konuşma bozukluğu ,Nistagmus ,Eksitasyon (tonik, klonik) Oryantasyon bozukluğu, Hiperventilasyon, Solunum depresyonu, Depresyon, Konvülziyon ve Bilinç kaybı ortaya çıkabilir.
Kardiyovasküler sistemde : Taşikardi, Hipertansiyon, Bradikardi, Hipotansiyon, Myokard depresyonu ve Kardiyak arrest ile sonuçlanabilir.
Lokal anestezik ilaçlara bağlı olarak ortaya çıkan toksisite konvülsiyonlar, halüsinasyonlar, hipotansiyon, bradikardi ve nihayetinde kardiyovasküler kollaps, komaya hatta ölümle sonuçlanabilecek ciddi sorunlara yol açabilir.
Lokal anestezik ilaçların yıkım ürünlerine bağlı olarak da bazı yan etkiler gözlenebilir. Lokal anestezikler methemoglobinemi (Met-Hb) yapabilir. Met-Hb fazla miktarda oluşması birkaç sebebe bağlı olsa da yine en sık yüksek dozlarda lokal anestezik ilaç uygulamasına bağlı olarak oluşur ve hastada laktik asidoz, doku hipoksisi ve ölüm gelişmesine neden olabilir.
Lokal anesteziklere genellikle adrenalin ilave edilir ve buna bağlı da birtakım yan etkiler gözlenebilir. Adrenaline bağlı olarak gelişen yan etkiler genel olarak soğuk terleme, huzursuzluk, kulak çınlaması, tremor, midriazisdir. Ayrıca kardiyovasküler sistemde; taşikardi, hipertansiyon, ritm bozuklukları, sonra da bilinç kaybı, akut kalp yetmezliği veya kardiyak arrest gelişebilir.
Tüm bunların dışında lokal anestezik ilaçlara korku, heyecan, endişe gibi psikojenik sebeplerle bayılma gibi şikayetler yol açabilir. En sık gözlenen psikojenik reaksiyon senkoptur(bayılma) ve uygulama esnasında genellikle gençlerde daha sık gözlenir. Hastalarda ani olarak gelişen bayılma vazo-vagal senkop görülür. Hastalar bayıldıktan sonra kısa sürede normale gelirler. Bazen bayılmanın altında hasta karotis sinüs sendromu veya aritmilerin olabileceği akılda tutmak gerekir.
YETİŞKİN HASTALARDA LOKAL ANESTEZİK İLAÇ ALERJİSİ TANISI NASIL KONULUR?
Lokal anesteziklere karşı gerçek alerjik reaksiyonlar çok nadirdir ve tüm reaksiyonların % 1’inden azını oluşturmaktadır. Lokal anestezik ilaç solüsyonlarının enjeksiyonundan sonra sistemik yan etkiler gelişebilir. Bu reaksiyonlar, geçici vazovagal bayılma ataklarından hayatı tehdit eden anafilaksiye kadar değişebilir.
Lokal anestezik ilaç alerjilerinde hastalardan doğru ve ayrıntılı bir anamnez almak son derece önemlidir. Çalışmalarda lokal aneztezik ilaç ile alerji testi için başvuran hastaların sadece % 15-37’sinde lokal anestezik ilaca karşı gerçek bir alerjik olayı düşündüren bir reaksiyon hikayesi vardır. Ayrıntılı bir tıbbi öykü gereksiz testi engelleyebilir, ancak hastalar yeterli bilgileri veremeyebilir. İşlem sırasında oluşan şikayetler, ilacın içeriği, dozu, koruyucuları veya adrenalin içerip içermediği reaksiyonun başlangıcı ve süresi hakkında bilgiler, işlem yapılan klinikte kayıt edildiyse bu bilgiler son derece yardımcı olur. Bulguların yorumlanması ve gerekli testler mutlaka alerji uzmanları tarafından yapılmalıdır.
Lokal aneztezik ilaçlarla reaksiyon hikayesi olan hastalarda alerjik reaksiyon şüphesi varsa alerji testlerinin yapılması çok önemlidir. Şüpheli bir reaksiyon geçiren bir hasta, alerji uzmanı tarafından araştırılmalıdır. Lokal anestezik ilaç ile gerçekleşen anafilaktik şok gibi alerjik reaksiyonların mekanizması IgE aracılı (Tip 1 aşırı duyarlılık) olduğu için alerji cilt testleri (deri prick testleri, intradermal testler) ile tespit edilebilir.
Deri testinin amacı, hasta için gelecekte yapılabilecek tıbbi müdahale ve işlemlerde kullanabileceği tek bir lokal anestezik ilacı bulmak olmalıdır. Güçlü bir anafilaktik reaksiyon şüphesi varsa, farklı gruplardan lokal anestezik ilaçlar kullanılabilir. Amid grubundan lokal anestezik seçilmesi her zaman öncelikli olmalı çünkü kullanımı çok yaygındır ve alerjik reaksiyonların gelişme ihtimali daha düşüktür. Anafilaktik şok reaksiyonların kapsamlı testi için önerilen ajanlar tetrakain, mepivakain, lidokain ve bupivakain kullanılabilir. Bununla birlikte, ulusal olarak en sık reçetelenen lokal anestezikler test için kullanılabilir.
Yama testi, lokal anestezik ilaçlara bağlı olarak gelişen kontakt dermatit veya egzama gibi şikayetleri olan hastalar için yapılması uygun olur. İdeal olarak, lokal anestezik ilaçlarla temas alerjisi şüphesi bulunan hastalar, amid ve ester grubu lokal anestezikler ile koruyucuları parabenler ve metabisülfit ile test edilmelidir. Güneş koruyucuları, güneş yanığı cildi rahatlatan losyonlar ve hemoroid merhemler gibi topikal preparatların yaygın bir bileşeni olan benzokain, alerjik kontakt dermatitin en sık nedenlerindendir. Benzokaine maruz kalan bireylerin % 5’inin duyarlı hale geleceği tahmin edilmektedir. Bu yüzden benzokain içeren preparatları kullanan hastalarda kontakt dermatit geliştiyse yama testi yapılması gereklidir. Lidokain ile oluşan temas alerjisinin en yaygın nedeni pruritus ani ( makatta kaşıntı )anal çatlak ve fissürlerde için kullanılan pomad veya merhemlerdir.
Lokal anestezik ilaç alerjilerinin tanısını koymak için kullanılan lokal anestezik ilaç provakasyon testi altın standart olarak değerlendirilir ve mutlaka yapılmalıdır. Lokal anestezik ilaç provakasyon testi çok önemlidir, çünkü mekanizma ne olursa olsun olası alerjik reaksiyonları ve diğer advers etkileri tam olarak değerlendirir. Negatif cilt testlerinden sonra yapılması gerekliyse mutlaka alerji uzmanı tarafından değerlendirilmesi ve kararının verilmesi gereklidir. Ciddi astım veya altta yatan kalp rahatsızlığı gibi durumları olan hastalarda ve hayatı tehdit eden immünsitotoksik reaksiyonlar yaşayan hastalarda test yapılmamalıdır. Hipertansiyon için kullanılan ACEI (Anjiyotensin dönüştürücü enzim inhibitörleri) testten önce kaçınılmalıdır.
Lokal anestezik ilaç alerjisinin tanısında kanda bakılan testlerde bulunmaktadır. Lökosit salınım testi, RAST ve bazofil aktivasyon testi kandan Tip I (erken tip aşırı duyarlılık ) alerjik reaksiyonların tanısında kullanılabilir. Lenfosit tranformasyon testi ile de kandan Tip IV alerjik reaksiyonların tanısı koymakta yardımcı olabilir. Kandan bakılan bu testler ne yazık ki lokal anestezik ilaç alerjisi koymak için şuanda yeterli değildir. Bu testlerin hepsi lokal anestezik ilaç alerjisini tek başına ekarte etmez.
YETİŞKİN HASTALARDA LOKAL ANESTEZİK İLAÇ ALERJİSİ TEDAVİSİ NASIL
Lokal anesteziklere karşı gerçek alerjik reaksiyonlar çok nadirdir ve tüm reaksiyonların % 1’inden azını oluşturmaktadır. Lokal anestezik ilaç solüsyonlarının enjeksiyonundan sonra sistemik yan etkiler gelişebilir. Bu reaksiyonlar, geçici vazovagal bayılma ataklarından hayatı tehdit eden anafilaksiye kadar değişebilir. Lokal ilaç alerjilerinde oluşan reaksiyonlardan çoğunu lokal anesteziklerin koruyucu maddeleri neden olur.
Lokal anestezik İlaç alerjisinin tedavisi için en etkili strateji, alerjiye yol açan ilacın saptanması sonrasında bu ilacın alımının önlenmesi veya tedaviden çıkarılmasıdır. Tedavi alerjiye yol açan ilaç grubu ile ilişkisi ve kimyasal benzerliği olmayan alternatif ilaçlarla devam edilmelidir. Alternatif lokal anestezik ilaçlar seçilirken ilaçlar arasındaki çapraz reaktivite mutlaka göz önüne alınmalıdır.
Tüm kas içi uygulamalarının tam donanımlı acil müdahale şartlarının uygun olduğu sağlık merkezinde yapılması gerekir.
Lokal anestezik ilaç sonrasında alerjik reaksiyon hikayesi olan hastaların mutlaka alerji uzmanları tarafından değerlendirilmesi ve tedavi için uygun lokal anestezik ilacın saptanması gerekir.
Lokal anestezik ilaç alerjilerinde oluşan reaksiyonları için tedavi büyük ölçüde destekleyici ve semptomatiktir. Lokal anestezik ilaç ile gelişen İlaç alerjisi sonrasında kullanılacak ilaçlar sadece şikayetlerini kontrol etmek içindir. İlaç alerjisinin tekrar oluşmasını engellemez.
Kortikosteroid içeren kremler ve oral antihistaminiklerle ciltle ilgili şikayetleri iyileştirebilir.
Kortikosteroidler ağızdan veya damar yolu ile uygulanabilir ve ciddi sistemik reaksiyonları tedavi etmek için kullanılabilir.
Anafilaksi durumunda, tercih edilen tedavi, intramüsküler enjeksiyon yoluyla uygulanan adrenalindir (epinefrin)
Lokal anestezik ilaç alerjilerinin tedavisinde en önemli parça gelecekteki reaksiyonların önlenmesi için hasta ve hasta yakınlarının bilgilendirilmesidir.
Hastaya kaçınılması gereken ilaçlarla ilgili yazılı bilgi verilmelidir. Hastaneye gittiğinde alerjisi olduğu ilaçlar konusunda mutlaka doktorları ve sağlık personeli haberdar edilmeli ve bilgilendirilmelidir. Hastanın aile hekimi ilaç alerjisinden haberdar edilmelidir.
Alerji uzmanları tarafından oluşturulan lokal anestezik ilaç alerjisini belirten alerji bilezikleri / kolyeleri veya kartları hastaya verilmedir.

İlk yorumu siz yapın

Bir Yorum Yazın

Your email address will not be published.


*