Hava Kirliliği ve Astıma Etkileri

Geçtiğimiz son yüzyıl ve içinde bulunduğumuz yüzyılda, hava kirliliğinin astım da dahil olmak üzere alerjik hastalıklar için bir risk faktörü olduğuna dair kanıtlar artmaktadır ve buna bağlı olarak her geçen yıl dışardaki havanın daha fazla kirlenmesi daha fazla alerjik hastalıkların görülmesine yol açabileceği konusunda endişeler artmaktadır

Hava Kirliliği Hakkında Bilinmesi Gerekenler Nelerdir?

Hava kirliliğini, havanın doğal bileşiminin bir parçası olmayan havada bulunan görünür veya görünmeyen parçacık veya gazlar olarak tanımlar.
Dünya sağlık örgütünün verilerine göre hava kirliği dünya üzerinde 9 ölümden 1 ‘ine neden olmaktadır.
Dış ortam hava kirliliği düşük, orta ve yüksek gelirli ülkelerde herkesi etkileyen önemli bir çevre sağlığı sorunudur. Hem şehirlerde hem de kırsal alanlarda (açık hava) hava kirliliğinin 2016 yılında dünya çapında yılda 4,2 milyon erken ölümüne neden olduğu tahmin edilmektedir; Bu ölümler kardiyovasküler hastalıklar ve solunum yolu hastalıkları ve kansere neden olan 2.5 mikron veya daha küçük çaplı (PM 2.5 ) partiküler maddelere maruz kalmaktan kaynaklanmaktadır.
Dünya sağlık örgütü (DSÖ), 2016 yılında, dış hava kirliliğine bağlı erken ölümlerin % 58’inin iskemik kalp hastalığı ve inme nedeniyle olduğunu, % 18’inin ise solunum yolu hastalıkları ve akut alt solunum yolu enfeksiyonlarına bağlı olduğunu ve ölümlerin % 6’sınında akciğer kanserine bağlı oluşturduğunu tahmin etmektedir.
Araştırmalar hava kirliliğinin astım semptomlarını kötüleştirdiğini göstermektedir. Çok sayıda çalışma, küçük çaplı partikül içeren madde karışımlarına (PM 2.5 ) kısa süreli maruz kalmak önceden var olan astımı şiddetlendirebileceğini veya hırıltıyı tetikleyebileceğini göstermiştir.

Hava Kirliliği Astımı Nasıl Etkiler?

Astımlı bireylerin hava kirliliğine maruz kalması nasıl bir soruna yol açtığına bakacak olursak.
Hindistan veya Çin gibi megakentlerde yüksek konsantrasyonlarda, hava kirleticileri maruz kalmak hava yolu nöroreseptörler üzerinde ve akciğerde yer alan epitel hücreleri üzerinde doğrudan irritan ve enflamatuar etkiye bağlı hasara oluşur.
Kuzey Amerika veya Avrupa’da bu tür yüksek konsantrasyonda hava kirleticilerine maruziyet daha nadir görülür. Yüksek gelirli ülkelerde daha tipik olan daha düşük konsantrasyonlarda, hava kirleticilerine maruz kalır fakat bu ülkelerdeki hava kirliliği diğer muhtemel mekanizmalar üzerinden hasara yol açmaktadır. Hava kirliliği astımın iki temel karakteristik özelliği olan hava yolu inflamasyonunu (örneğin ozon, nitrojen dioksit ve PM <2.5 μm çapından küçük partiküller) ve havayolu aşırı yanıtına (ozon ve azot dioksit gibi maddeler) yol açarak astıma yol açmaktadır. Ek olarak, ciddi astımda görülen oksidatif stres ozon, nitrojen dioksit ve PM 2.5 küçük çaplı partikül içeren kirletici maruziyetlerle oluşur
Bu nedenle, bu kirletici maddelere maruz kalmak şaşırtıcı bir şekilde alevlenmeler ve hatta muhtemelen astımın başlangıcı ile ilişkilidir. Kirletici maddelerin bu etkileri hangi mekanizmalarla oluşturduğu tamamen açık değildir.
Ozon, özellikle sıcak koşullarda ve yaz sıcaklıklarında astım ataklarının pik yapmasına yol açar.
Azot oksitleri ve uçucu organik bileşikler fotokimyasal reaksiyonlarla hasar oluştururlar. Azot dioksit’e maruz kalma, doğal gaz yakan cihazlardan kaynaklanır. Gelişmiş dünyada başlıca kükürt oksit kaynakları enerji üretimi veya endüstriyel amaçla kullanılan yakıtlar neticesinde oluşur.

Ozon

Ozon, havada bulunan güçlü bir oksitleyici ajandır ve en yaygın hava kirleticilerinden biridir. Ozon tipik olarak sis veya pus olarak yaşadığımız alanlarda karşımıza çıkar. Daha fazla otomobil bulunan şehirlerde çok yaygın olarak bulunur. Yaz aylarında daha fazla güneş ışığı ve düşük rüzgar olduğunda da daha fazla bulunur.
Ozon astım ataklarını tetikler, çünkü ozon maruziyeti, hava yolu inflamasyonuna ve hava yolu hiper-reaktivitesine yol açarak akciğerlerde hasar meydana getirir. Ayrıca astımlı veya sağlıklı erişkinlerde akciğer fonksiyonundaki azalmalara yol açtığı gösterilmiştir. Ozon konsantrasyonunun astım atakları ile doğrudan ilişkili olduğu iyi bilinmektedir. Ozona yüksek maruziyet daha fazla astım ilacı ve acil tedaviye ihtiyaç duyulmasına neden olduğu görülmektedir. Ozon, derin nefes almanızı daha da zorlaştırabilir.
Ozona kısa süreli maruz kalma yetişkinlerde ve çocuklarda astım alevlenmesinin nedeni olarak iyi bir şekilde gösterilmiş olsa da, uzun süreli maruziyetin yeni başlangıçlı astıma yol açıp açmayacağı belli değildir.

Havadaki diğer partiküller

Diğer hava kirliliğine yol açan partiküllerde astımınızı tetikleyebilir. Havadaki özellikle 2.5 mikrondan daha küçük parçacıklar burnunuzdan veya ağzınızdan geçerek akciğerlerinize girebilir. Sis, duman ve havadaki tozlarda bulunan partiküller astımı daha da kötüleştirebilir. Hem uzun süreli hem de kısa süreli maruz kalma, azalmış akciğer fonksiyonu ve daha fazla astım atağı gibi sağlık sorunlarına neden olabilir.
Nitrojen dioksite yüksek seviyelerde maruziyet hava yolu enflamatuar etki ile birlikte solunum yolunda hiper-reaktivite yol açtığı tespit edilmiştir. Nitrojen dioksit, alerjenlerin maruziyetine bağlı oluşan hasarı da artırarak hep birlikte astıma yol açtığı saptanmıştır
Gelişmiş dünyada kükürt dioksite maruz kalmanın kömürle çalışan enerji santrallerinin azalması ve kömür dışındaki enerji kaynaklarının kullanımıyla büyük ölçüde azalmış olmasına rağmen, gelişmekte olan ülkelerde bir sorun teşkil etmektedir. Kükürt dioksit akciğerlerde daralmaya yol açtığı gösterilmiştir. Çin’den bir çalışma özellikle atopik çocuklarda sülfür dioksitin ve hem astım prevalansı hem de mevcut şikayetlerde artışla ilişkisi olduğu göstermiştir.
Dış mekan hava kirliliğine ek olarak, iç mekanda oluşan hava kirliliği, evlerin ısınması için kullanılan kömür dışı yakıtlar ve yemek pişirmek, ısınmak için kullanılan kömüre bağlıdır. Bu durum tüm dünyada yaklaşık 3 milyar insan için ciddi bir sağlık riski oluşturmaktadır.
PM 10 ve PM 2.5, mikron çapındaki partiküller akciğerlere ve kardiyovasküler sisteme derinlemesine nüfuz eden ve insan sağlığı için en büyük riskleri oluşturan sülfat, nitratlar ve siyah karbon gibi kirleticileri içerir. Küçük partiküller akciğerin ufak hava yollarına kadar inip orada hasarın oluşmasına yol açar
Ozon, azot dioksit, kükürt dioksit, PM 2.5 küçük partüküller ve trafiğe bağlı hava kirliliğine (TRAP) kısa süreli maruziyetin astım semptomlarının alevlenme riskini artırdığı düşünülmektedir. Hava kirliliğinde, özellikle de trafiğe bağlı hava kirliliğinde önemli rol oynayan nitrojen dioksite uzun süreli maruziyetin hem çocuklarda hem de yetişkinlerde yeni başlangıçlı astıma katkıda bulunabileceği çalışmalarda gösterilmektedir.

Dış ortam hava kirliliği astım hastaları için nasıl bir risk taşır ?

Hava kirliliği yüksek seviyelere ulaştığında hepimiz zararlı maddeleri de nefesimizle birlikte alırız, ancak astımınız varsa, etkileri hissetmeniz daha olasıdır. Hava kirliliği astım hastaları için daha büyük riskler taşır.
Hava kirleticiler, örneğin trafiğe bağlı hava kirliliği içinde yer alan partiküller veya odun kömür dumanında bulunan kimyasal maddeler, astımlı hastaların hassas olan solunum yollarını hızlıca tahriş edebilir ve astım semptomlarının oluşmasını tetikleyebilir
Toz, duman, kurum ve dizel dumanların içinde bulunan parçacıklar, akciğerlerinize doğru ilerleyecek kadar küçüktür, bunlar da solunum yollarında ödem ve tahriş oluşturarak, astım semptomlarına yol açar.
Hava kirliliği bireyleri daha duyarlı hale getirebilir veya alerjik astımınıza yol açan astım tetikleyicilerine (ev tozu akarları, polenler, evcil hayvanlar, küf ve mantarlar) tepki verme olasılığını artırabilir.

İş Ortamımda Hava Kirliliği Astımı tetikler mi ?

Evet, ancak çalıştığınız ortamda belirli kimyasallarla, havaya sıkılan spreylerle, tozlar ve bilinen kanserojenler veya alerjenlerle çalışıyorsanız, astım veya diğer akciğer hastalıkları açısından riskiniz yüksek olabilir.
Kimyasal madde içermeyen bir ortamda çalışıyor olsanız bile, iç ortam veya dış ortamdaki hava kirliliğine maruz kalabilirsiniz. Çalıştığınız bina ne kadar eski olursa o kadar çok gizli iç hava kirliliğine maruz kalıyor olabilirsiniz. Binaların içinde yer alan küf sporları veya hamamböceği alerjik şikayetlerinizi tetikleyebilir. Bunlar hem güçlü alerjen özelliğine bağlı olarak hem de akciğerleri direkt tahriş edici özelliğinden dolayı hasara yol açabilir. Ev tozu akarları çoğu kez kapalı alanda bulunmaktadır.
Yeni halı veya mobilya hem ev tozu hem de zehirli kimyasalların havaya yayılmasına bağlı tahrişe yol açabilir. Kötü klima filtreleri içeren hava sistemleri, alerjenleri ve tahriş edici maddeleri ortama yayabilir. Klimalar nemliyse, aslında küf sporları üretebilirler. Binada sigara içilmesine izin veriliyorsa, sigara dumanı soluduğunuz havayı kirletebilir.
İşyerlerinde geçirdiğiniz zaman içinde şikayetleriniz artıyorsa veya astım belirtileriniz ortaya çıkıyorsa işyerinde maruz kaldığınız hava kirliliği veya alerjenler konusunda önlem almanız gerekir.

Evimde Hava Kirliliğine maruz kalabilir miyim?

Evet. Yaşadığımız evlerimiz sağlığımız için yüksek risk taşıyan hava kirliliğine sahip olabilir. Evimiz muhtemelen çoğu alerjene ve tahrişe maruz kaldığınız yerdir.
Yemek yaptığımız, uyuduğumuz, dinlendiğimiz ve evcil hayvanlarla oynadığımız hayatımızın büyük bir bölümünü geçirdiğimiz evlerimiz içindeki havaya uzun süre maruz kalırız. Evin içinde kapalı kalan havanın kirlenmesi sağlığımız için risk oluşturabilir. Evinizde ki havada küçük parçacıklar veya radon ve karbon monoksit gibi zararlı gazlar olabilir.

İç mekan hava kirliliğinin kaynakları şunları içerir:

Ev temizleyicileri ve hava tazeleyici spreyler veya cihazlar
Yakıt tüketen ısınma kaynakları (kömür ve odun sobası gibi)
Pişirme için kullandığımız yakıtlar, mum, şömineler veya tütün dumanı
Yeni ürünlerden ortama yayılan kimyasal içerikli eşyalarının boyaları (yeni mobilya ve yeni halı)
Otomobil, motosiklet veya çim biçme makineleri depolayan garajlar (havaya karbon monoksit yayılmasına yol açan ürünler)
Yapı ve boya malzemeleri (boyalar, yapıştırıcılar, çözücüler)
Pestisitler (hamamböceği ve pire gibi haşeratlar için kullanılan zehirler)
Radon gazı (yerden gelen evin içinde tehlikeli seviyelere yükselebilen bir gaz)
Eşyalara zarar veren aşırı nem
Kozmetik, parfümeri ve saç spreyi sayılabilir
Tüm bunlar evin içinde hava kirliliğine yol açabilir. Buna bağlı olarak astım şikayetlerinizi kötüleştirebilir. Alınacak olan bazı önlemler astım kontrolüne sağlamamızı kolaylaştırır ayrıca astım alevlenmeleriniz azaltır.

Evinizin iç hava kirliliğini azaltmak için:

Alerjinize yol açan alerjenleri ortamdan kaldırın veya azaltın. Alerjinize yol açan alerjenler alerji uzmanlarının yaptığı testlerle tespit edilebilir.
Evinizde sigara veya diğer tütün ürünleri kullanmayın
Mutfaklardaki, banyolardaki ve çamaşırhanedeki havayı fanların yardımı ile dış ortama verin ayrıca evinizdeki nemi düşürmek için ve küf oluşumunu önlemek için havalandırın
Nemli bir alanda yaşıyorsanız, eviniz için nem giderici almayı düşünün.
Evinize daha iyi havalandırma sağlamak için hava akışını arttırın (açık pencereler, kapılar)
Zararlı ürünleri evinize ile ilişkisi olamayan depo veya bir kulübede saklayın
Kokulu mumlar veya koku gizleyici kokuları kullanmayın
Karbon monoksit alarmları ve radon alarmlarını yükleyin ve kontrol edin
SERTİFİKALI astım ve alerji dostu hava filtrelerini takıp ortamdaki tozlardan uzaklaşın
Dış ortam veya ev işyeri gibi iç ortamdaki hava kirliliği astım alevlenmelerine ve yeni astım başlangıcına yol açabileceği bilimsel çalışmalarla gösterilmiştir.

Hava kirliliğinin astımınızı tetikleyip tetiklemediğini nasıl anlarsınız?

Hava kirliliğinin arttığı günlerde astım şikayetlerinizin de arttığını görebilirisiniz bu konuda bir günlük tutup şikayetlerinizi olduğu günlerde hava kirlilik seviyelerine gösteren çeşitli internetten ( www.havaizleme.gov.tr gibi ) sayfalarına bakabilirsiniz. Siz ve çocuğunuzun şikayetlerinde artış varsa hava kirliliğinin arttığını gözlemleyebilirsiniz.
Astımlı hastalarda aşağıdaki gibi belirtiler oluyorsa hava kirliliği artmış olabilir.
Astıma yol açan alerjenlere karşı normalden daha hassas hale geldiyseniz
Öksürük ya da hırıltınız da artış varsa
Göğsünüzde sıkışma hissi oluyorsa
Burun ve boğazın kaşıntı tahriş hissediyorsanız
Evde ölçüm yaptığınız PEF metre de zirve akış puanınız normalden daha düşükse, havayollarınızın kirliliğe neden olabilecek bir tetikleyiciye tepki gösterdiğini işaret eder
Rahatlatıcı inhaler ilacı daha fazla almanız gerekiyorsa hava kirliliğinizi arttığını ve önlem almanız gerektiğini düşünebilirsiniz.

Hava kirliliği ile baş etmenin yolları nelerdir?

Özellikle trafiğin daha yavaş hareket ettiği şehirlerde ve işlek yolların çevresinde hava kirliliğinin daha da kötü olması şaşırtıcı değildir. Aynı zamanda havaalanları, limanlar ve sanayi bölgelerine de hava kirliliği yoğun bir şekilde görülür. Bu bölgelerde yaşayanların bazı önlemler alması astım ataklarının azalmasını sağlayabilir.
Her gün kirliliğinin tüm tetikleyiciler ile daha iyi baş etmek için en önemli ipuçları aşağındaki gibi sıralanabilir.
Zamanında önlem almak için hava kirlilik uyarılarını ve astım tavsiyelerinin yer aldığı resmi haber ve internet sitelerini takip etmek. Dışarıda vakit geçirmek için uygun hava şartlarının olduğu dönemleri seçmek
Her türlü oluşabilecek olan astım semptomlarını hızlı bir şekilde ortadan kaldırmak için, rahatlatıcı astım ilaçlarınızı her zaman yanınızda taşıyın.
Hava kalitesi daha iyi olduğunda dışarıda daha fazla zaman geçirebilirsiniz.
Seyahatlerinizi hava kirliliğinin çok olduğu zamanların dışında olacak şekilde düzenlemek. Yurt dışında seyahat ediyorsanız kirlilik seviyeleri hakkında bilgi edinmek.
Trafiğin az olduğu caddeler de yaşamak
Kirlilik seviyelerinin yüksek olduğu günlerde ana yolların yakınında egzersiz yapmamak, fiziksel faaliyetlerden kaçınmak.
Özellikle trafikte sıkışıklık varsa, araç pencerelerini kapalı tutmak. Ev ve araba da havayı temizleyen hava filtrelerini kullanmak
Alerjik rinit ve alerjik astımızın için kullandığınız ilaçlarınız varsa havanın kirliliğinin arttığı dönemlerde düzenli kullanmak
Günümüzde her geçen gün artan hava kirliliği, astım ve diğer hastalıkları artışına yol açmaktadır. Özellikle alerjik yapıya sahip bireyler hava kirliliğinde daha fazla etkilenmektedir. Hava kirliliğinin artığı bu dönemlerde alerji uzmanlarına danışarak alınacak önlemler astım alevlenmelerinin azalmasına ve daha az hastane yatışlarını sağlayabilir.

SONUÇ OLARAK

Geçtiğimiz son yüzyıl ve içinde bulunduğumuz yüzyılda, hava kirliliğinin artışı ile birlikte astım da dahil olmak üzere alerjik hastalıklarda artış görülmektedir.
Dünya sağlık örgütü (DSÖ), 2016 yılında, dış hava kirliliğine bağlı erken ölümlerin % 58’inin iskemik kalp hastalığı ve inme nedeniyle olduğunu, % 18’inin ise solunum yolu hastalıkları ve akut alt solunum yolu enfeksiyonlarına bağlı geliştiğini göstermektedir.
hava kirliliğinin astım semptomlarını kötüleştirdiğini göstermektedir. Küçük çaplı partikül içeren madde karışımlarına (PM 2.5 ) kısa süreli maruz kalmak önceden var olan astımı şiddetlendirebileceğini veya hırıltıyı tetikleyebileceğini göstermiştir.
Hava kirliliğinde, özellikle de trafiğe bağlı hava kirliliğinde önemli rol oynayan nitrojen dioksite uzun süreli maruziyetin hem çocuklarda hem de yetişkinlerde yeni başlangıçlı astıma katkıda bulunabileceği çalışmalarda gösterilmektedir.
İşyerlerinde geçirdiğiniz zaman içinde şikayetleriniz artıyorsa veya astım belirtileriniz ortaya çıkıyorsa işyerinde maruz kaldığınız hava kirliliği veya alerjenler konusunda önlem almanız gerekir.
Yaşadığımız evlerimiz sağlığımız için yüksek risk taşıyan hava kirliliğine sahip olabilir. Evimiz muhtemelen çoğu alerjene ve tahrişe maruz kaldığınız yerdir.
Dış ortam veya ev işyeri gibi iç ortamdaki hava kirliliği astım alevlenmelerine ve yeni astım başlangıcına yol açabileceği bilimsel çalışmalarla gösterilmiştir.
Hava kirliliğinin artığı bu dönemlerde alerji uzmanlarına danışarak alınacak önlemler astım alevlenmelerinin azalmasına ve daha az hastane yatışlarını sağlayabilir.

İlk yorumu siz yapın

Bir Yorum Yazın

Your email address will not be published.


*